9.17.2007

9.13.2007

Tunng'un Good Arrows albümü akşamın biri geceye bağlanırken defalarca döndüğünde, bir daha kesinlikle dinlemek istemeyeceğimi düşünmüştüm. Kalkıp müziği susturacak mecalim yoktu, çıplak ayaklarımı yere basmak ceza gibi geliyordu o an. Saatlerdir aynı şarkıların tekrarlanıyor olması sürekli içimde bir yerlerde bekleyen diğer ufak huzursuzluklarla birleşmiş; başımı ağrıtıyor, ağlama isteği veriyordu. Şimdi oturmuş aynı albümü dinlerken ise kendimi çok rahat hissediyorum. Battaniyenin altına girip orda mı devam etsem dinlemeye? Uyumak istemiyorum ama. Bir defa dalmam on beş saat sonra uyanmam demek. Hafta başından beri evden de çıkmadım üstelik. Bir parmak hesabı yapalım, dört günü doldurmuşum. Biraz da kendimle sidik yarıştırıyorum, "Bir defasında yedi gün evden çıkmadım" diyebilmek için mi uğraşıyorum nedir...

9.12.2007

"Birden fazla kişiliği olmak, birçok insanı anlamayı sağladığı halde, tutarsızlığı açısından yıpratıcı oluyor. Bunu ben mi yaptım sorusu beyni kemirir, bir çılgınlık kabul edilir bu davranış. Bu hareketin sorumluluğunu kabul etmektense geçici bir delilik içinde olduğumu kabule hazırım."

Oğuz Atay, Günlük (s.106)